Özel Ders ve Koçluk

Paranızı istemeye utanıyorsanız

Birebir çalışan koçlar ve öğretmenler için ödeme düzeni. Ertelenen dersler, geç gelen havaleler ve o tatsız mesajı yazmak zorunda kalmamak üzerine.

31 Ekim 2026 · 4 dakikalık okuma

Bir öğrencinizle üç aydır çalışıyorsunuz, sınavına hazırlıyorsunuz. Ailesiyle aranız çok iyi, geçen hafta annesi kek göndermiş. Bu ayın ödemesi yirmi gün gecikti ve siz telefonun başında mesajı yazıp siliyorsunuz. "Merhaba Sevgi Hanım, müsait olduğunuzda..." Sil. "Bu arada acelesi yok ama..." Sil.

Acelesi var aslında. Kiranız ayın beşinde.

Birebir çalışan herkesin bildiği bir sıkıntı bu. Koçlukta, özel derste, terapide, birine bir şey öğrettiğiniz her işte, ilişki samimileştikçe para konuşmak zorlaşıyor. Karşınızdaki müşteri gibi hissettirmeyince siz de esnaf gibi davranamıyorsunuz. Sonra da emeğinizin karşılığını alamıyorsunuz.

İlk konuşma her şeyi belirliyor

Ödeme konusu en rahat ilk görüşmede konuşulur. Henüz kek yok, samimiyet yok, iki yetişkin bir hizmeti konuşuyor. Şu üç şeyi o gün söyleyin:

  • Ders ücreti ne kadar ve ne zaman ödeniyor?
  • İptal için kaç saat önce haber gerekiyor, sonrası ne oluyor?
  • Fiyatınız ne zaman güncelleniyor?

Bunu bir mesaj olarak da yazın ki görüşmeden sonra ikiniz de elinizde görebilin. Kısa, sıcak bir mesaj olsun. Sözleşme gibi okunmasın ama sonradan "Biz öyle konuşmamıştık" denirse elinizde dursun.

Üçüncü madde özellikle önemli. Üç yıldır aynı ücretle çalıştığınız bir aileye zam yapmak neredeyse imkânsız hâle geliyor, çünkü bir kere bile konuşulmamış. "Her eylülde ücretimi gözden geçiriyorum" cümlesini baştan söylemiş olmak, üç yıl sonrası için kendinize yaptığınız bir iyilik.

Peşin mi, sonra mı

Ders yapıp ay sonunda tahsil etmek, bedava kredi vermek gibidir. Bir aylık emeğiniz başkasının elinde kalıyor. Birebir çalışanlar için bizce en sağlıklı yöntem, paket usulü ve peşin. Dört ders ya da sekiz ders, başında ödeniyor. Hem size nakit akışı sağlıyor hem de öğrenci derse daha düzenli geliyor, çünkü ödenmiş bir şeyi kaçırmak istemiyor.

İlk başta bunu söylemek zor gelebilir. "Peşin istemek ayıp olmaz mı?" Düşünün ki ertesi gün spor salonuna yazılsanız size ne söyleyecekler. Kimse yadırgamaz. Yadırgayan biri çıkarsa o da size bir şey söylüyordur.

Eski öğrencilerinizi bir anda bu sisteme geçirmek ise zor olabilir. Yeni döneme, yeni bir sınav hazırlığına ya da eylüle bağlayın. "Takvimimi düzene sokuyorum, eylülden itibaren herkes için ayın başında aylık paket şeklinde devam edeceğim." Kimse bunu kişisel almaz.

Ertelenen ders aslında kayıp bir saat

Sabah saat dokuzda gelen "Bugün gelemiyoruz, haftaya yapsak" mesajı. Saatinizi başka birine satabilir miydiniz? O saat için yol gittiniz mi? Ertelenen her ders takviminizde bir boşluk, gelecek haftanızda bir sıkışıklık yaratıyor. Bunu ayda dört kere yaşayınca, yarım haftalık gelir yok oluyor.

İptal süreniz neyse onu uygulayın. Zor olduğunu biliyoruz, ilk seferinde "Bu seferlik olsun" demek çok kolay. İki kere olsun dediniz mi üçüncüde kural kalmaz. Yumuşak bir yol: yılda bir iki hak tanıyın ve bu hakkın kullanıldığını söyleyin. "Tabii, sorun değil. Bu yılki son dakika hakkını kullanmış olduk." Sert değil, ama kayıt altında.

Zam konuşması

Üç yıldır aynı ücretten çalıştığınız bir ailenin karşısına oturup "Ücretimi artırıyorum" demek zor bir an. Çoğu kişi bunu erteliyor. Yeni öğrencilerden daha yüksek ücret alıyor, eskilere dokunmuyor. Bir süre sonra aynı işi yapan iki öğrenci arasında iki kat fark oluyor ve en özenli dersleri en düşük ücretle verdiğinizi fark ediyorsunuz.

Konuşmayı yüz yüze yapmak zorunda değilsiniz, yazılı bir mesaj daha rahat olabilir. Bir ay önceden söyleyin. Özür dilemeyin, uzun uzun sebep de anlatmayın. "Merhaba, her yıl olduğu gibi eylülde ders ücretimi güncelliyorum. Eylül dersinden itibaren ders ücretim şu olacak. Sorularınız olursa konuşabiliriz, Mert'le çalışmaya devam etmek için sabırsızlanıyorum." Bu kadar. Enflasyondan, kirasından, kendi ailesinin masraflarından bahseden uzun bir mesaj, savunma yapıyormuşsunuz gibi okunur.

Bazı aileler hayır diyecek. Bunu göze almak gerekiyor. Kaybedeceğiniz bir iki öğrencinin saatini artık daha yüksek ücretle dolduracağınızı düşünün. Bir şey daha var: zor durumda olan bir aile varsa ve siz o öğrenciyle devam etmek istiyorsanız, onun için istisna yapmak sizin bileceğiniz bir iş. Ama bunu herkes için değil, bilerek ve bir aile için yapın.

İndirimi de düşünün. "Sekiz dersi peşin alana ders başına şu kadar" gibi bir seçenek hem zammı yumuşatıyor hem de bir önceki başlıkta söylediğimiz paket düzenini oturtuyor. Bir taşla iki kuş.

Hatırlatmayı sizden almak

Yazdıkça zorlaşan o mesajı yazmak zorunda olmasanız nasıl olurdu? Sistem sizin yerinize, herkese, ayın aynı günü, aynı nötr mesajı gönderse. "Kasım dersleri için ödeme son günü 5 Kasım." Sevgi Hanım bunu sizden gelen bir talep gibi değil, bir takvim hatırlatması gibi okur. Siz de bir sonraki derste keki yemeye devam edebilirsiniz.

İki hafta geçmiş bir ödeme için yine de bizzat konuşmak gerekebilir. Elbette. Ama o zaman da "Bir şey mi oldu, yardımcı olabileceğim bir durum var mı?" diye sormak mümkün. Bazen gerçekten bir şey olmuştur: iş kaybı, hastalık. O durumda taksitlendirebilir, biraz bekleyebilirsiniz. Bu sizin kararınız, ama bilerek verdiğiniz bir karar olur.

Kaç ödemenin geciktiğini ve ne kadar süre geciktiğini de bilin. Bir yere yazın. Ayda bir bakın. Sevgi Hanım hep geç ödüyorsa bunu görün. Çok çalıştığınız hâlde neden sürekli sıkışık hissettiğinizi bazen o tablo söyler.

Para istemek ilişkiyi bozmaz. Sürekli çekindiğiniz ve içinizde biriken bir konu var olduğunda ilişki yavaş yavaş bozulur. Öğrencinize kırılmaya başlarsınız. Bunu fark etmeyebilirsiniz bile. Ödemeyi bir kurala bağladığınız gün, o aileyle konuşacağınız tek şey yeniden çocuğun dersleri olur.

Aynı konudan

Bunu kurumunuzda birlikte kuralım

30 gün ücretsiz deneyin veya numaranızı bırakın, kurumunuza nasıl uyarlanacağını birlikte konuşalım. İlk hafta kurulumda yanınızdayız.

Bilgileriniz yalnız size dönüş yapmak için kullanılır. KVKK Aydınlatma Metni