Dans okulu sahibi olan biri için mayıs ayı başka bir aydır. Takvime bakarsınız, gösteriye yedi hafta var. On iki koreografi, yetmiş küsur çocuk, kiralanmış bir salon, kostümcüyle bitmeyen yazışmalar ve her gün en az iki veliden gelen "Kızım hangi grupta çıkıyor?" sorusu.
Gösteri, okulunuzun bütün yıl yaptığı işin vitrinidir. Velilerin çoğu sizi bir yıl boyunca dışarıdan izledi, ilk kez o gün tam olarak görecekler. Bir de o gün ağlayan bir beş yaşındaki, kostümü olmayan bir öğrenci ya da yarım saat geciken bir açılış varsa, hatırlanan o olur.
Aksamalar hep aynı yerlerden çıkıyor. Sırayla gidelim.
Kostüm parası
En sık yaşanan kavga burada. Kostüm bedelini ne zaman, kimden, nasıl topladığınız çoğu zaman bir WhatsApp mesajıyla başlar. Beş veli o gün gönderir, on ikisi "Akşam atarım" der, üçü duymamıştır. Bir ay sonra kostümcüye ödeme yapacaksınız ve elinizde kimin ödediğini gösteren tek şey, banka hareketleri ve hafızanız.
Kostümü aylık aidatla karıştırmayın. Ayrı bir kalem olarak açın, kim ödedi kim ödemedi tek listede görünsün. Beden bilgisini de aynı anda alın. Eylülde alınmış ölçüyle mayısta dikilen kostümün çocuğa olmadığını çoğunuz yaşamışsınızdır. Son ölçüyü gösteriden en az altı hafta önce almak için takvime yazın.
Bir de ödeme gücü konusu var. Bazı veliler için kostüm bedeli küçük bir para olmayabilir. Bunu toplu bir grupta "Hâlâ ödemeyenler var" diye duyurmak o aileyi çok zor durumda bırakır, gösteri neşesini de kaçırır. Hatırlatmayı tek tek ve özelden yapın.
Prova takvimi normal dersleri yer
Gösteriye dört hafta kala herkes aynı salonu istiyor. Normal dersler kayıyor, küçük gruplar büyük grubun provasının bitmesini koridorda bekliyor. Haftada bir ders alan veli, "Bu ay ders yapmadık, sürekli aynı dans" diye yakınmaya başlıyor. Haksız da sayılmaz.
Bunu baştan söylemek gerek. Mart sonunda velilere kısa bir mesaj: "Nisan sonundan itibaren derslerin büyük kısmı gösteri hazırlığına ayrılacak, bu dönemde teknik çalışma azalır, gösteriden sonra yeniden yoğunlaşacağız." Duyduğunda kimse itiraz etmiyor. Önceden söylenmediğinde şikâyet oluyor.
Ek prova saatleri de ayrı bir meseledir. Çocuk normalde çarşamba geliyor, cumartesi öğlen ek prova koydunuz. O çocuğun cumartesi öğlen başka bir kursu var. Prova saatlerini açıklamadan önce gruplara yazdırın, kim gelemeyecek görün. Bir koreografide yedi kız varsa ve ikisi gelemiyorsa, o prova boşa gitmiş demektir.
Kim hangi dansta
Bir çocuk iki koreografide çıkıyorsa kostüm değiştirme süresi hesaba katıldı mı? Program sırasını yaparken bunu kâğıda dökmeyen herkes, gösteri günü kulisin arkasında koşan bir eğitmen görür. Sıralamayı yaparken ardışık iki dansta aynı çocuk var mı diye kontrol edin. Basit bir kontrol, ama çoğu zaman son provada fark ediliyor.
Bir de küçük yaş grupları. Üç dört yaşındaki bir çocuk kuliste bir buçuk saat bekleyemez. Küçükleri ilk yarıya alın, bitince aileleriyle gidebilsinler. Bazı veliler için bütün gösteriyi izlemek zor olabiliyor, onlar da teşekkür eder.
Fotoğraf ve video
Kimsenin gösteri heyecanı içinde düşünmediği konu. Çocukların fotoğraflarını ve videolarını okulun Instagram hesabında paylaşmak istiyorsunuz, kaçınılmaz olarak. Her velinin buna izin vermiş olması lazım. Kayıt sırasında ayrı bir açık rıza formu aldıysanız sorun yok. Almadıysanız gösteriden önce mutlaka alın ve izin vermeyenlerin listesini fotoğrafçıya ya da paylaşım yapacak kişiye verin.
Grup fotoğrafında izin vermeyen bir çocuk varsa ne yapacağınızı önceden düşünün. Sormak zor gelebilir ama sormak, sonradan gelen bir itirazdan çok daha kolaydır.
Salon, ses, bilet
Gösteri salonunu kiralarken genelde fiyata ve koltuk sayısına bakılır. Sormayı unuttuğunuz şeyler gösteri günü karşınıza çıkar. Provaya sahnede kaç saat giriyorsunuz? Kulis kaç kişilik, çocukların kıyafet değiştireceği bir yer var mı? Ses sistemini kim çalıştıracak, sizin müziğinizi bir önceki günden deneyebilecek misiniz? Salon görevlisi saat kaçta işini bitirip gitmek istiyor?
Müziklerin hepsini tek bir klasörde, sırasıyla ve doğru sürüyle hazırlayın. Telefondan çalan ve arada bildirim sesi veren bir müzik, çok özenle hazırlanmış bir koreografiyi bir anda düşürüyor. Yedeğini de başka bir cihaza alın. Bunu söylemesi kolay, yapan az.
Bilet işi de ayrı bir konu. Salon üç yüz kişilikse ve yetmiş öğrenciniz varsa, aile başına kaç bilet düşer? Boşanmış anne babalar, ikişer dede nineler derken bir aile altı bilet isteyebilir. Sınırı baştan söyleyin. Ücretli mi olacak, ücretsiz mi, ona da erkenden karar verin. Bilet parası salon kirasını karşılıyor olabilir, ama bunu son hafta duyurursanız aileler kırılır.
Kulis için de iki üç gönüllü veli isteyin, tercihen küçük yaş gruplarından. Dört yaşındaki bir çocuğu sahne arkasında sakinleştirmek, eğitmeninizin o sırada yapması gereken iş değil. Gönüllülere ne yapacaklarını bir gün önceden anlatın, kim hangi grubu sahneye çıkaracak belli olsun. Sonuçta bir anne kendi çocuğunu izlemeyi kaçırıyor, ona da teşekkür etmeyi unutmayın.
Gösteri bittikten sonra
Herkes yorgun, siz de. Ama haziran başı aslında yeni dönemin en verimli zamanı. Aileler çocuklarını sahnede gördü, kurumunuza en sıcak baktıkları günlerdeler. Yaz grubu ya da eylül kaydı için tam o hafta konuşursanız karşılığını alırsınız. Ağustos sonunu beklerseniz o heves soğumuş olur.
Bir de şunu yapın: gösteriden sonraki hafta kendinize on dakika ayırıp bu yıl neyin aksadığını yazın. Salonun ses sistemi, kostümcünün teslim süresi, biletin nasıl dağıtıldığı. Gelecek mayıs bunların hiçbirini hatırlamayacaksınız, inanın.